Datça’dan demir alıp yelkenle Simi’ye 3 saatte vardık. Tekne ile pasaport ve gümrük işlerini eğer orada bir aracı ile yapmazsanız oldukça fazla zaman alıyor. Bir hayli de masraflı açıkçası. Ayrıca Tilos ve Nisiros’ta gümrük olmadığından çıkış için tekrar Simi’ye gelmemiz gerektiğini de öğrendik. Böylelikle ilk dersimizi almış olduk. Adaları gezmek için oldukça sıkı bir ulaşım ağı olan Yunan Ada hatları Vapurlarını 🙂 kullanmak çok daha akıllıca bence.

Simi 12 adalar zincirindeki adalardan biri. Osmanlı döneminde adanın adı Sömbeki olarak geçer. Bu ismi adada üretilen ve sünger avcılığında kullanılan sağlamlığı ve hızı ile ün salmış Sümbek adı verilen gemilerden gelmekteymiş.
Bu fotoda Portofino gibi olmuş.

Adanın varlığına ilk olarak Homeros’un İlyada’sında rastlıyoruz. MÖ 411 yılının ocak ayında Sparta gemilerinin Atina gemi filosunu yendiği Simi savaşının bu ada açıklarında yapıldığı antik çağ tarihçileri tarafından kayda alınmış. Ada Roma ve Bizans imparatorluklarından sonra 1373’de Rodos şövalyeleri tarafından fethedilmiş. Sonra 1522 de Osmanlı, 1912 de İtalya ve 1948 de Yunanistan.

Nüfusu 2.500 civarında olan adanın tek yerleşim yeri olan kasabada oldukça renkli görüntüler var. Adeta legodan yapılmış gibi. Şuraya iki tane de gece fotosu koyayım.

Sezon dışı olduğu için kasaba pek hareketli değildi, hatta statikti.

Tek hareketli olan sallanan teknelerdi. Biz bu durumu avantaja çevirip sezonda üzerine minderler atılıp içkiler içilen tıklım tıklım olan bu mavi boyalı merdivenlere sere serpe yayıldık.

Gün deniz günümüz Kahvaltıdan sonra adanın doğusundan güneyine inmeye başladık. Bir saat içinde ilk durak Saint George koyu. Deniz muhteşem. Üç yanın dik yamacla çevrili karadan ulaşmanın oldukça güç olduğu bir koy. Sezonu Açtım haliyle.

Daha sonra Symi’nin güneyindeki Osmanlının Harami Ada dedigi Seskli adacığını geçip Manoramitis Manastırının bulundugu koya gidip geceyi alargada geçirmeyi planladık. Seskli ile adanın arasından geçerken hava ve deniz durumu bizi kaygılandırdı ama koyda manastıra karşı yemek bizi keyiflendirdi.

Manastir düşündüğümün çok daha ötesi büyüklükteydi. Symi adası 13 kilise ve onlarca şapeli ile dinin oldukça önde olduğu bir ada. Bunların bir kısmı da Roma döneminden. Ben bu safsatayı kafamdan atıp şahane günbatımının kızıllığına cevirdim yüzumü.

Sabah rüzgar haritaları bize planınızı değiştirin dedi. Biz de Simi’den çıkış yaptık ve kalan süreyi Bencik koyunun şahane sularında geçirdik. Bu arada koy girişindeki Minik Dişlice adasını çok sevdim. Tam dişime göre.

Yorum bırakın