
Yazlık itibar için koyumuzu çaldılar,
Üsküdar’a geçerken oyumuzu çaldılar,
Gölün dibini delip suyumuzu çaldılar,
Pandemide Salda’dan kumumuzu çaldılar.
Pekakayla Fetöyle kanımızı çaldılar,
Libya’yla Suriye’yle canımızı çaldılar.
Olur olmaz kazalarla ciğerleri çaldılar,
Fıtratla, şahadetle Mehmetleri çaldılar.
Diyaneti yüceltip dinimizi çaldılar,
Liyakati yok edip işimizi çaldılar.
Kavukluyu yüceltip tarihimizi,
Maarifi çökertip ilmimizi çaldılar.
Milleti ümmet yapıp cumhuriyeti,
Mülkü üstüne yapıp adaleti çaldılar,
Yol ile maden ile doğayı, hayvanları,
Türlü bahanelerle bayramları çaldılar.
Fabrikaları satıp yediler, yedirdiler
Emekleri, üretimi, istihdamı çaldılar.
Araplara peşkeş çekip arsaları bir bir,
Tarlaları, ormanları toprağımızı çaldılar.
Tüpçüye kuşu verip şansımızı çaldılar,
Her sabah okuduğumuz andımızı çaldılar,
Osmanlıyı batıran padişahlara tapıp,
Canımızla eşdeğer Atamızı çaldılar.
Her seçimde gitti gidiyor derken,
Yedisinden yetmişine ömrümüzü çaldılar,
Ağaları sarayda yandaşlarla çalarken,
Marabalar zil takıp güzelce oyn(l)adılar,
Çala çırpa doymadı ne hırsız ne yandaşlar,
Yiye yiye patlamadı akrabalar, hısımlar,
Trafik lambası gibi değişse de edilen kelam,
Alkışlar hiç değişmiyor enayiyiz vesselam.
Esselamün aleyküm ve aleyküm selam.
Yorum bırakın