
Milyarlarca kilometre çapında toz bulutu,
Kâh sıkışır, kâh patlar yapmak için Dünya’yı,
Yalnız Dünya Ay’ı fırlatır içinden,
Vursun diye ışığını o yalnızlık gecesi,
Quassım Çölüne,
Bilbao’nun Doğusunda çul kılıklı ırgatlar,
Kâh çapalar, kâh sular, üzüm versin bağları,
Gizli saklı mayalanır, elli kırbaç pahası,
İçilsin diye o yalnızlık gecesi,
Quassım Çölünde,
Karadeniz’de deniz gören topraklar,
Tadıyla, kokusuyla teraslarlar tütünü,
Kurutulur, harmanlanır, sarılır bir pakete,
Tüttürülsün diye o yalnızlık gecesi,
Quassım Çölünde,
Ay hüzün, mey hüzün, ot hüzün,
Saatlerce serap için dinlerim sessizliği,
Gözümde birliktelik günlerinin hayali,
Dilimde söylenecek bin bir söz,
Gün doğarken hıçkırığım kaybolur kumullarda,
Gözyaşım buharlaşır,
Ay süzülür dünyanın ardına,
Mey dökülür,
ot söner,
Ben zor atar kendini dışarı,
beden düşer,
Yüzü koyun kumlara bir yalnızlık sabahı,
Kahrım Çölünde.
Yorum bırakın