
Yaslamış sırtını koca kayaya,
Sağ ayağı Harran’a uzatmış
Sol ayağı Mezopotamya,
Sol eliyle tam Dara’ya abanmış,
Yılların dinginliğinde bir kadim şehir…
Kaleye doğru daracık bir sokak,
Taş çatlasın iki metre duvardan duvara
En dar yerinde var bir abbara,
Yaşlı, yorgun, virane
Kilit taşı düştü düşecek
Abbara çöktü çökecek.
Abbaranın altında bir çocuk, Adı Arjin,
babası Deyrulzafara’nın papazı,
Çocuğun üstü temiz pak,
Hüzünlü görülüyor gözlerinin karası,
Daha on bir yaşında bir telkâri ustası.
Arjin ‘in babası patriklikle Şam’a sürüldü,
Arjin Rakka’da bir kocaya verildi.
Suriye karışınca anayurda kaçarken
Vuruldular üç kişi O kocası ve bebesi.
Yaşı yirmi altı idi.
Yaşlı, yorgun, virane
Kilit taşı düştü düşecek
Abbara çöktü çökecek.
Abbaranın altında bir çocuk, Adı Nezir,
babası Mardin’in tek sahafı
Hayatı altı metrekarelik dükkânda geçmiş
O dükkânda kitaplarla dünyayı gezmiş
Çocuk okuldan dönüyor.
Güneş Harran’da sönüyor.
Nezir üniversitede hem okudu hem çalıştı,
Devrime âşık oldu, olaylara karıştı,
Yakalanıp içerde işkenceyle öldürüldü,
Kimsesizler mezarlığına gömüldü.
Yaşı yirmi üç idi.
Yaşlı, yorgun, virane
Kilit taşı düştü düşecek
Abbara çöktü çökecek.
Abbaranın altında bir çocuk, Adı Muhammed,
babası Gider gelir sınırdan,
Mal taşır canı pahası
Çocuğun işi eşeklere bakmak,
Üstü başı leş mi leş
Yanında sıpa kerekeş.
Muhammed on üçünde başladı sınır ticaretine
Onu terörist sandılar bir gün
vurdular geçerken sınırdan eşeği Kerekeş’le.
Yaşı on dokuzdu.
Yaşlı yorgun, virane,
Kilit taşı düştü düşecek
Abbara çöktü çökecek.
Abbaranın altında bir çocuk, Adı Baver,
babası Aranan bir taş ustası.
Yanında iki kardeşi, O bakıyor onlara
dördüncüyü doğurdu anası.
Baver hiçlikten dağlara çıktı,
Bir çatışmada vuruldu
Haberlerde okunan bir sayı oldu,
Yaşı yirmi bir idi.
Kaleye doğru daracık bir sokak,
Taş çatlasın iki metre duvardan duvara,
En dar yerinde bir abbara.
Yaşlı, yorgun, virane
Kilit taşı düştü…
abbara çöktü…


Yorum bırakın