
Yağmur şiddetini artırdı yine,
Sokak kedisinin yalvarışlarını,
Sarı mor dağ güllerinin kokusu bastırıyor.
Böylesine kurşuni bulutlar çökünce,
kurşun yemiş gibi karışıyorum,
bir tuhaf oluyorum.
Sisi yaran vapur düdüğü,
Vapurun arkasında martı süzülüşleri,
Ama kulağımda Yazgülü’nün yağmur sesine karışan sesi.
koğuştaki taze çay kokusu geliyor burnuma.
Ben böylesi ıslak günlerde,
daha çok insan,
daha çok sızı oluyorum.
Kah yağmurla düşüyorum mahpusa,
kah rüzgarla uçuyorum gökyüzüne,
En çok da özgürlüğe hapsoluyorum.
Böylesi günlerde,
er göçenler,
siyah beyaz fotoğrafta kömür gözle gülenler
Bize sızı bırakıp bilinmezde birleşenler, geliyor aklıma,
kapatıp kendimi içime gizli gizli ağlıyorum.


Yorum bırakın