TİYATRO VE SİNEMA KÜLTÜRÜ

TİYATRO

Aslında İnebolu’da profesyonel anlamda Tiyatro’nun sergilendiğini bilmiyorum açıkçası. Yalnızca sene sonu lise öğrencileri tarafından hazırlanan bazı piyeslere giderdik ki bu anlamda benim tanık olduğum en başarılı oyun yetmişli yılların başında Başrolünü Değerli Ağabeyimiz Bülent Uluer’in oynadığı Moliere’in “Kibarlık Budalası” uzak ara en başarılı oyun idi. Ama 1950 den 1965 lere kadar Halkevindeki salon geniş katılımla hazırlanıp sergilenen çeşitli piyeslere ev sahipliği yapmış. Bazıları o denli başarılı imiş ve o denli ilgi görmüş ki daha sonra turnelere bile çıkılmış. Bunların bazılarını aşağıda derlemeye çalıştım.

Hasır Şapka – 1959

Pusuda-Cahit Atay-1960 Zeki Denizci, Altuğ Dölen, Mustafa Terzioğlu

Hülleci-Reşat Nuri Gültekin-1961

Göç- Cevat Fehmi Başkut -1962

Burada not düşmek isterim ki İnebolu Kültür ve Sanat Derneği bir süredir kısıtlı imkanlarını kullanarak piyes sergilemeye çalışıyor. Bu takdir edilmesi ve destek verilmesi gereken bir çaba.

SİNEMA

Sinema için tiyatroda söylediklerimi geçerli değil. Cumhuriyet öncesi başlayıp seksenli yılların ortasına kadar süren bir sinema kültürü var İnebolu’nun.

Nereden mi biliyorum? Yukarıdaki fotoğraf yüz yıl daha fazla öncesinden kalma. 16/Kasım/1921’den. Yani savaşın ortasından. Yani Afyon’a giden/gidecek cephanelerin ortasından. İNEBOLU YOKSULLAR SINEMASINDAN. Binanın neresi olduğundan emin olamadım ama sinema personeli fotoğrafın arkasında listelenmiş.

1. Müdür Nuri Bey
2. Makinist İbrahim
3. Makinist Muavini Haydar
4. Kontrol Memuru.
5. Emir Onbaşı Galip
6. Nefer Şükrü
7. Piyanist Muavini Şükrü Bey,
8. Piyanist Matmazel Elizabeth.
9. İkaz Memuru Hulki Efendi,
10. Büfeci İzzet Bey

İlk beşi fotoğrafta görüyoruz. Piyanistlerin ne işi var diyebilirsiniz. O zamanlar sessiz film olduğu için film oynarken piyano çalınıyor.

İnebolu’da sinema kültürü 1980’lerin başına kadar devam etti. Şu an Müftülük binası olan eski kütüphanenin karşısında ve yine şimdiki mobilya dükkânı olan yer çok güzel bir sinema salonu idi. Hatırladığım kadarıyla dış kapıdan hole girdiğinizde solda bilet gişesi sağda ise balkona çıkan merdivenler vardı. İç kapıdan salona girdiğinizde ise her iki tarafta bir sırada 6-8 koltuk yaklaşık 10-15 sıra koltuğun arasından geçerek sahneye ulaşılırdı. Sahnenin önünde bordo atlastan iki yana açılan perdeler vardı. Üst katta ise beş altı sıra koltuk ve arkalarında da 6 adet loca bulunurdu.

Hafta içi yalnızca suare, Cumartesi Pazar ise daha çok öğrenciler için matine olurdu. İnebolu’nun ilk fotoğrafçılarından Sabri Cebecioğlu’nun büyük oğlu İnebolu’nun seçkin simalarından Rahmetli Ergun Cebecioğlu işletirdi. Ergun Amca asıl işi Fotoğrafçılık olmasına rağmen Sinemacı Ergun olarak bilinirdi. Yazları ise yine şu an müftülük binasının otoparkı olan yerde yazlık sinemayı açardı. En iyi hatırladıklarım, genellikle mutlu sonlu Yeşilçam filmleri ile Jerry Lewis komedi filmleri ve elbette bazı akşamlar ailece gittiklerimiz. Film öncesi bazen on-on beş dakika ilginç spor müsabakaları (Muhammed Ali-Foreman boks maçı) veya önemli olaylar (Apollo 11 in aya gidişi) gösterilirdi.

Ben çocukluğumda İnebolu’da aynı anda 4 sinema salonu olduğunu hatırlıyorum. Onların hepsi kapandıktan sonra belediye tarafından açılan sinema salonları olsa da o tadı veremedi bir türlü. Yeşilçam’da bir dönem süren seks furyasının etkisi mi, televizyonun yaygınlaşması mı, insanların ayrışması mı bilmem ama yok oldu bu güzellikler, giden birçok güzel şey gibi, çocukluğumuz gibi, gençliğimiz gibi.

Yorum bırakın