
Mezatların birinde bu İstanbul fotoğrafını görüp inceledim. Kadıköy’ün hemen yanındaki sırt yani şimdiki Yeldeğirmen Semti’nin 19. yüzyılın son çeyreğindeki hali olduğunu öğrendim. Oldukça rüzgâr alan bir bölge olduğu için vaktiyle çokça bulunan,100 yıl sonra yalnızca semtin isminde bulabildiğimizyel değirmenler bölgesi. 20. yüzyılın başlarında ise İstanbul’un ilk apartmanlar bölgesi olmuş. 1960-1980 arasındaki ilk müteahhit vurgun döneminde ise o güzelim apartmanların çoğu yıkılıp sözde modern özde çirkin yenileri yapılmış. Hadi gezelim.
VALPREDA APARTMANI

1909 yılında Levi Kehribarcı tarafından yaptırılmış. Diğer adı İtalyan apartmanı. Sebebi ise bu apartmanın ilk konuklarının Haydarpaşa garının inşaatında çalışan Alman mühendisler ve İtalyan işçiler olması. Apartmandan Haydarpaşa garına giden bir tünel olduğu rivayeti de yaygın. Yığma taş olup, Art Nouveau süslemelerle

donatılmış. Hala ayakta kalmasının sebebi ise yüksek katlı olması nedeniyle müteahhitlere yıkılıp yeni apartman yapılmasının karlı gelmemesi. İtalyan apartmanı şimdilik kendini kurtarmış görünüyor fakat uzun zamandır bakımsız ve herhangi bir restorasyon çalışması da görmemiş. Kaynaklar yapıldığı tarih için 1909 diyor ancak kapısının üzerindeki amblemin altında 1905 tarihi var.
OSMANGAZİ İLKOKULU
İtalyan apartmanının hemen karşısında yer alan bu okul 1914 yılında Haydarpaşa’yı inşa eden Alman mühendis ve mimarlar tarafından kendi çocukları için Alman Okulu olarak yapılmış. Daha sonra Almanlar buradan gitmiş ve 1. Dünya Savaşı sonrası İngilizler gelmiş. O zaman da Osmanlı-İngiliz Okulu olarak eğitime devam

etmiş. 1935 yılından sonra tamamen Türk Okulu olmuş. Kolej vasfını bir süre devam ettirdiğini dolayısıyla okulun ilk yıllarında ülkenin “ilk Türk koleji” olarak eğitim verdiği düşünülür. 1950 yılında “Osmangazi” adını alan okul şu sıralar özellikle de okulun eğitiminin kötü olduğu yolundaki dedikodular nedeniyle öğrencisi azaldığından kapanma tehlikesi ile karşı karşıya. Bu okulun bahçesinde yakın zamana kadar son yel değirmeni kalıntıları varmış.

Osmangazi İlkokulunun hemen yanındaki bina eski bir apartmanın restore edilmiş hali gibi duruyor. Arada kalan küçük bina ise eski bir şapel olabilir.
SÜNGET APARTMANI

Almanların İstanbul’da Haydarpaşa Garı dışında yaptığı pek anıt bina yoktur. Bu bina bu anlamda ilk onun içindedir. 1908 yılında Haydarpaşa garını yapan Alman mühendislerin lojman olarak kendileri için yaptıkları eski adı Ankara Han olan 720 m2 arsa üzerine kurulu 6 daireli bir apartman. 2018 yılında 10.900.000 TL ye satılıktı ve turizm imarı çıkartılırsa harika bir butik otel olur.
KEHRİBARDJİ APARTMANI

Bu apartman Yeldeğirmeni’nin 100 yıl önceki Kadıköy profilinde en yüksek görüneni ve banisi İtalyan apartmanı ile aynı kişi Levi Kehribar’dır. Kadıköy’de 1900’lerden itibaren Yahudilerin sıklıkla yerleştikleri Yeldeğirmeni Sokak’ta, 1909 yılında inşa edilen Kehribardji Apartmanının en ünlü sakini ünlü yazar Mario Levi. Yüksek ve çirkin binaların ortasında yalnız ve kırgın duran apartman gibi Levi de, “İstanbul’da

İstanbullu olduğum için kendimi azınlık olarak görüyorum, büyük bir yalnızlık yaşıyorum ” demiş bir röportajında. Dışına yapılan sıva ve boya taş yığma binayı o kadar sıradan bir hale getirmiş ki, kapısının üzerindeki yazı olmasa farkına varmak çok zor.
CELAL MUHTAR APARTMANI
Kuskusuz bu apartmandan bahsetmeden önce tam adı Celalalettin Muhtar Özden olan banisinden bahsetmek gerekir. İlk askeri ve sivil Türk dermatolog ve Mustafa Kemal Atatürk’ün doktorlarından Prof. Dr. Akil Muhtar Özden ‘in ağabeyi. 1865 yılında doğmuş, eğitimine Üsküdar’daki Fıstıklı Okulunda başlayıp, 1881 yılında Galatasaray Sultanisini, 1887’de Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye‘yi bitirmiş. 1889’a kadar İstanbul Kuduz Hastanesinde görev almış.1889-1892 yılları arasında Paris’te ihtisas yapmış.1890-92 yılları arasında Pasteur Enstitüsü ‘nde egzama ve frengi konusunda dünya çapında araştırmalara imza atmış. 1992-1924 arasında Mekteb-i Tıbbiye‘de cildiye hocalığına devam etmiş. 1911-1925 de Hilal-i Ahmer şimdiki Türk Kızılayı’nda önemli görevlerde bulunmuş. 1918’de İaşe Nazırlığına getirilmiş.

Kurtuluş savaşı boyunca Anadolu’ya sevkiyatları organize etmiş. Mütareke yıllarında göçmenlerin barınması için bu apartmanı yaptırmış. 1937 de gözleri hiç görmemeye başlamış ve 1947 de vefat etmiş. DAHA NE YAPSIN!

MENASE APARTMANI
Böyle yeni göründüğüne bakmayın bu apartman da 100 yaşın üzerinde. Bu da Haydarpaşa Garının yapıldığı yıllarda yapılmış ve bir Musevi apartmanı. O yıllarda mahallede 200’e yakın Yahudi aile varmış. Şimdiki adı Ankara Apartmanı.
ALİBEY APARTMANI
Bu apartman da Yeldeğirmeni’ne yapılan ilk Türk apartmanı olma özelliğini taşıyor.

Yeldeğirmeni’nden Kadıköy’e yürürken sizi bir süre bunun gibi denize uzanan sokakların ışık oyunları, bu ve benzeri birçok restorasyon görmüş görmemiş 100 yaşındaki binaları ve yalnızca tek duvarı kalmış binaların artık hiç konuşulmayacak sırları ile başbaşa bırakayım.
RASİM PAŞA CAMİ

Yeldegirmeni’ndeki tek tarihi cami bu minik ve sevimli cami. 1835’te mescit olarak inşa edilmiş. Rasim paşa ölünce eşi 1905 yılında tüm masraflarını karşılayıp camiye dönüştürülmüş ve adını yaşatmak içinde Rasim Paşa ismini vermiş. Peki kim bu Rasim Paşa. 1826-1897 yılları arasında yaşamış Osmanlı’nın son dönemlerinde çeşitli valilik görevlerinde bulunmuş bir devlet adamı. Yunanistan’da 12 yıl fizik ve geometri tahsil ediyor sonra İstanbul’da Arap ve Fars edebiyatı. Ayrıca İtalyanca, Arnavutça, Rumca ve Fransızca da biliyor. Sırasıyla Yanya, Tuna, Trabzon, Aydın, İzmir, Diyarbakır ve Trablusgarp’ta valilik görevi yapmış. Bir ara İstanbul Belediye Başkanlığı görevinde de bulunmuş. Allame-i Cihan bu şahsi tanıyınca ve şimdiki bazı valileri görünce ister istemez vah halimize diyor insan.
HEMDAT İSRAEL SİNAGOGU
İstanbul’un en eski sinagoglarından biri olup 1899’da inşası tamamlanmış. Adı “İsrail’in şefkati” anlamına geliyor. Sinagog yapılırken Musevilerle aynı yere kilise yapmak isteyen Rumlar arasında kavga çıkmış. Kapitülasyonlara aldırmayıp

Osmanlının kalan topraklarında her türlü ibadet yeri inşasının önünü açan Abdülhamit buraya da sinagog yapılsın buyurmuş. Buna karşılık olarak da Museviler Arapçadaki “hamd” ile aynı Semitik kökten gelen “hemdat” adını vererek ona bağlılık ve teşekkürlerini dile getirmiş. Oldukça büyük bir sinagog ama her tarafı surlarla ve zırhlı araçlarla çevrili olduğundan bir tek bu fotoğrafı çekebildim. Aşağıda Sinagogun içini gösteren foto İnternetten.

Sinagogun avlusuna girilen iki kapının arası şu anda sokak. Müzik yapan, bira içen bol miktarda genç mekân yapmış sokağı.
AYORGOS RUM ORTODOKS KİLİSESİ

Bu hali ile 1961 yılında yapılmış ve Türkiye’ de en son inşa edilen kilise olma özelliğini taşıyor. Eskiden Rum Okulu (1881) olan arsadaki bina yıkılınca 1926’da yerine ahşap kilise binası yapılmış. Ahşap kilise ise bugünkü bina ile 1961’de değiştirilmiş Caddeden yürürken, bahçesinden yükselen 15 metre yüksekliğindeki çanı görebiliyorsunuz.
NOTRE DU ROSAİRE KİLİSESİ

Fransız rahibelerin açtığı okul, rahibe okulu, manastır, kilise ve okul binası olarak 1895 de inşa edilmiş. 1911’deki yangında zarar görmüş. 1999’da ise kullanılamaz hale gelmiş. Kadıköy Belediyesi’nin mülk sahiplerinden binayı satın almasıyla, yapı kültür ve değerleri korunarak konser ve sergi alanı haline getirilmiş, 2014’te açılmış. İsteyenler için hala ibadete açık. Kapının üzerindeki yazı aynı kalmış.
SAINT EÜPHEMIE FRANSIZ KIZ ORTAOKULU

Rahibelerin 1895 yılında inşa ederek eğitime açtıkları okula Kadıköy’ün önemli azizesi olan Saint Eüphemie’nin adı verilmiş. Açılışından sonra öğrenci sayısı 360’ı bulan bu okulun rahibelerin adına kaydedilmesi ise 10 Haziran 1909 yılında olabilmiş. Daha sonra yangın geçiren eski binanın bir kat fazlasıyla yenilenmesi ve diğer binalarında inşa edilmesi için 10 Haziran 1912 tarihinde Osmanlı Makamlarından izin alınmış, okul İskele Sokağı’ndaki binası ve kilisesiyle birlikte inşa edilerek bugünkü halini almış. O zamanlar Okul Moda’daki Notre Dome De Sion Okulunun ortaokulu gibi imiş. 13 Aralık 1934 tarihinde yürürlüğe giren kıyafet kanunu sonrası rahip ve rahibelerin kıyafetleri ile gezmeleri yasaklanınca 1935 de maarif bakanlığına bağlanıp adını koruyarak orta mektep, 1950 de Mustafa Kemal Ortaokulu, 1999 depreminden sonra da onarılarak Kemal Atatürk Lisesi adını almış.
SAINT LOUIS RUM İLKOKULU

Rum Ortodoks kilisesinin tam karşısındaki bu bina şu anda Yeldeğirmeni Çocuk ve Gençlik Merkezi olarak yabancı öğrencilere yurt görevini yerine getiriyor. Eski okulun camlarının yüksekliği ve genişliği bana Atatürk’ün okullarda okutulması talimatı verdiği Grigory Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesi” ni hatırlattı.

Yaklaşık 20.000 adımlık bu turumuza Kadıköy sahildeki Çuhadar Ahmet Ağa çeşmesinden başlamış idik ve1638’de IV. Murat’ın Bağdat Seferine çıkarken yaptırdığı daha sonra askere, hacca ve uzun yola çıkanların uğurlandığı ayrılık çeşmesinde bitirdik.


Yorum bırakın