2019- KOSOVA/PRİŞTİNA

Tamamen Amerikan Projesi olarak kurulan ve herhalde Oval Ofis Sakinlerinden Clinton’un tek heykelinin dikildiği ülke olan Kosova’dayız. Ve elbette bu yeni doğan ülkenin başkentinde Priştine’de şehir turuna Newborn hatıra fotosuyla başlıyoruz.

Ülkenin kuruluşunu, her yerde rastladığınız NATO’ya ait bilumum araç ve binaları ile Amerikan bayraklarını boş verin. Ülke insanları tüm Balkan ülkelerindeki gibi sıcak kanlı ve sevimli. Hatta burada özellikle gençlerinin diğerlerinden daha kültürlü olduğunu dahi söyleyebilirim. Yolda rastladığımız birinin İngilizce veya Almanca veya her ikisini de bilme ihtimali % 75 civarında. Türkçe bilen, bilmese de anlayan sayısı da % 50 ye yakın.

Neredeyse hiçbir sanayi tesisinin olmadığı hatta tarım ürünlerinin çoğunu bile ithal eden bu ülkenin hava kirliliği konusunda dünyada ilk sıralarda olmasını bir türlü anlayamıyordum.

Aslında sorunun cevabı basit. Bir hava kirliliği ülke sınırı filan tanımaz, iki arkamda görülen fi tarihinin teknolojisi ile yapılmış termik santralların biri bile havayı kirletmeye fazlasıyla yeter.

Ülkenin kayda değer tek üniversitesi Priştina üniversitesi şehrin içindeki bir parkın içine kurulmuş. Etrafını 5 dakikada dolaştım. Her yönünde bir fakültenin girişi var. Psikoloji/Sosyoloji ve Felsefe Fakültesi, Matematik ve Doğa bilimleri Fakültesi, Spor ve Beden Eğitimi Fakültesi ve Filoloji Fakültesi.

Kosova Milli Kütüphanesi “Pjeter Bogdani”, Hırvat mimar Andrija Mutnjakovic tarafından tasarlanan çelik iskelet membranlarla çevrili kubbeli yapısıyla şehrin sembolik yapılarından biri. Üniversitenin hemen yanındaki kütüphanenin birinci katında 400 kişilik okuma salonu eski doğu bloku ülkelerindeki okuma alışkanlığının mirası. Son olarak 99 adet kubbenin insan beynini temsil ettiğini de belirteyim.

Babası Priştineli olup Üsküp’te doğan Rahibe Teresa Arnavutça konuşulan her yerin olmazsa olmazı. Priştine’de 2007 yılında açılan bu Teresa katedrali şehrin önemli yapılarından.

İçinin sadeliği ve aydınlığı için ise Rahibe Teresa’nın yaşamından esinlenilmiş herhalde.  

Mehtap Meydanından İskender Paşa heykeline kadar uzanan araca kapalı Nena Teresa caddesi istiklal caddesi gibi sürekli kalabalık ve 50 metrede bir kestane satanlar var. Sordum İnebolulu çıkmadı 

Trafiğe kapalı alanın sonundaki bu meydanda yine Arnavutça konuşulan toprakların olmazsa olmazlarından biri; İskender Paşanın at üzerindeki heykeli (En solda).

Priştine’deki 3 Osmanlı dönemi camii. İlki Kosova Savaşı sonrası bir Sırp’ın öldürdüğü Sultan Murat tarafından yaptırılan Çarşı camii. Hoş Osmanlının 3. padişahının te Bursa’dan kalkıp buralara gelmesi de garip tabi. İkincisi Yaşar Paşa Camii. En arkadaki ise Fatih tarafından yaptırılan İmparatorluk (Madhe) camii. Camileri T.C. restore etti. Yani vergilerimiz yalnızca Türkiye’deki camilere gitmiyor.    

Ülkeler hücre gibi mitoz bölünme ile çoğalıyor. Kosova’da hangi yöne gidersen git 45 dakikada sınıra ulaşıyorsun. Bu gidişte yakın çevredekileri bile bitiremeyeceğim. Bu haritada dahi 15 ülke var. Her neyse iyi okumalar hepinize.

Yorum bırakın